• 18 Haziran, 2018

İnsülin Direnci ve Tip2 Diyabet Kader Değil

İnsülin direnci ve Tip2 Diyabet, diyet yaparak değil, uzman kontrolünde, doğru tekniklerle doğal beslenerek sadece birkaç ayda iyileşebilen hastalıklardır.

Eskiden yaşlı hastalığı olarak bilinen insülin direnci ve Tip2 Diyabet günümüzde pek çok yetişkinin yanı sıra çocuklarda da görülmeye başlandı. Çağımız hastalıklarına yenileri eklenmekte. Alerjiler, gıda intoleransı, tiroid hastalıkları, obezite, kanser, Alzheighmer’s hastalığı, kalp damar hastalıkları, kronik yorgunluk, endişe bozukluğu, hormonal hastalıklar, kısırlık, strese bağlı hastalıklar, depresyon, insülin direnci, Tip2 diyabet, ve belki de ilk defa benden duyacağınız Tip3 diyabet “Beyin diyabeti”.

Geçtiğimiz 25 yılda toplumda diyabet tam iki katına çıktı.

Şeker Bağımlılığı Nedir? Video’yu izlemek için: http://hilalakin.com/saglikli-beslenme/gluten-seker-bagimliligi/

Bize neler oluyor? Sorun gerçekten bizde mi?

Eski çağlarda insanlar hayvan avlar ve bitki toplardı. Şeker sadece meyvede vardı. Ortam sebze ağırlıklıydı. O dönemlerde insanoğlunun kan şekeri 60 civarındaydı. Şimdi normal kabul edilen değer ise 100. Oysa sağlıklı ve uzun yaşamamız için gereken değer 60 civarı olmalı. 120’lerde ise Tip2 Diyabet teşhisi konuyor.

  • İnsülin, pankreasta üretilen bir hormondur. Tip2 Diyabet hastalarında insülin seviyesi normal veya yüksektir. Ama vücut insüline tepki veremez.
  • İnsülin sayesinde, sindirilmiş besinlerdeki glukoz, hücreler tarafından ENERJİ olarak kullanılır.
  • İnsülin direnci ise vücudun insüline karşı duyarsızlaşmasıdır.
  • Kas, karaciğer ve yağ hücreleri insüline tepki vermez. Kandan glukoz emilemez.
  • İnsülin direnci veya Tip2 diyabeti olanlarda kilo artışı ve inflamasyon gözlemlenir.
  • İnsülin direnci, diyabet başlangıcı ve Tip2 Diyabet sebebidir.
  • İnsülin direnci sebebiyle yüksek tansiyon, karın bölgesi obezitesi, kanda yüksek yağ oluşur.

Vücudumuzun şeker deposu 120 gramdır ve bu depo sürekli doludur. Şekerde 15 gramlık bir artış olduğunda, vücut bu şekeri alır ve yağa dönüştürür.

Bir kutu meşrubatta ise 35 gramdır şeker vardır.

İNSÜLİN DİRENCİ = YAŞLANMA SÜRECİ

Depomuzdaki şekerden fazlası vücutta yağa dönüşür ve bizi hasta eder. Vücutta yağlanma yapan şey şekerdir. Yağlı yemek değil. İnsülin direnci geliştirmek, tıpta “yaşlanma süreci” olarak değerlendirilir. Eskiden yaşlı insanlarda görülen bu durum artık maalesef çocuklarda mevcut. Şeker, 12 yaşından itibaren yaşlandırmaya başlıyor. Nasıl ki demir oksitlenmeye başlar, paslanır ve çürürse, vücudumuzda da böyle bir durum ortaya çıkar. Hücrelerimiz de oksitlenir ve yaşlanır. Erken yaşlanma dediğimiz durum bu şekilde ortaya çıkar. Bazı gıdalarla oksitleyici, bazılarıyla da bunu engelleyici maddeler alırız.

Vücut ne bulursa, hücreyi onunla onarıyor. Örneğin yediklerimizle Omega-3 yerine Omega-6 (hidrojene nebati yağlar) alıyorsak, hücreler araşidonik asitle yenileniyor. Bu asit, vücuttaki stres komalarının hammaddesidir. Vücudumuz bizim evimizdir. Bu da, el bombalarından bir gecekondu inşa etmeye benziyor.

Vücutta yağlanmayı yapan, yağlı yemek değil; ŞEKERDİR!

  • Kanser hücreleri şekerle beslenir.
  • Kandida mantarı şekerle beslenir.
  • Şeker vücutta inflamasyon yaratır.
  • Damar tıkanıklığının ve kalp krizinin sebebi, şekere bağlı inflamasyondur.
  • Şeker bir “bağımlılık yapıcı MADDE”dir.
  • Enerji ihtiyacımız için kaliteli karbonhidratlar tüketilmelidir.

Tip2 Diyabeti olan veya insülin direnci olan kişilerin %60’ı demans ve Alzheighmer’s geliştirir. Kadınlarda ise erkeklerden %19 daha sıklıkla vasküler demans (beyne az kan gitmesine bağlı demans) görülür.

Yüksek tansiyon, karın tipi obezite, uyku apnesi olanlarda demans ve Alzheighmer’s iki kattan fazla görülür.

Obezite denildiği zaman, insanların aklına yürüyemeyecek kadar şişman insan geliyor. Oysa ki, karın tipi obezite yani karın bölgesinde aşırı yağlanma da obezitedir. Bel çevremizin ölçüsü, boy ölçümüzün yarısından fazla olmamalıdır. Fazla ise, kendimizi obez olarak adlandırabiliriz.

İdeal Kilo Nasıl Hesaplanır? Video’yu izlemek için: http://hilalakin.com/saglikli-yasam/ideal-kilo-hesaplama/

DOĞRU BESLENME İLE NELERDEN ÖZGÜRLEŞEBİLİRİZ?

Doğamıza uygun olmayan şekilde ve kalitesiz beslenerek yarattığımız İnsülin direnci ve buna bağlı hastalıklar, yine beslenme ile tersine çevrilebiliyor.

  • Yeme bozukluğu
  • Şişmanlık
  • Akne ve cilt problemleri
  • Kronik yorgunluk
  • Depresyon
  • Sisli beyin sendromu
  • Kandida mantarı
  • İnsülin ve leptin direnci
  • Adet öncesi dönemi migreni
  • Sindirim sistemi hastalıkları
  • Beslenmeye bağlı alerjiler
  • Eklem ağrıları
  • Kötü kolesterol
  • İnflamasyon
  • Yüksek tansiyon

ÇÖZÜM NEDİR?

Diyet yapmamak, sağlıklı ve besin değeri yüksek beslenmek gerekir. Şeker ve unlu gıdalar, işlenmiş tahıllar, paketli içecekler, kutu içecekler vücutta hastalıklar yaratan başlıca sebeplerdir.

  • İşlenmiş karbonhidratları çıkar, kaliteli karbonhidratları tüket.
  • Kutu içecekleri ve fabrikada üretilmiş yiyecekleri yeme.
  • Yüksek lifli besin tüket.

(Kinoa, chia, keten tohumu, avokado, kuru baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, enginar, tropik türde olmayan meyveler)

  • Sağlıklı yağları tüket

(Sızma zeytinyağı, avokado yağı, hindistan cevizi yağı, kuruyemiş ve tohumlar)

  • Omega-3 zengin beslen

(Ceviz, balık, yumurta, keten-kenevir-chia tohumları)

  • İşlenmemiş ve pastörize edilmemiş keçi sütü kefiri tüket.
  • Porsiyonlarında kalite ve kompozisyona önem ver.
  • Alkolü sınırlandır.

Şekeri ve unlu gıdaları zorlanmadan ve diyet yapmadan hayatınızdan çıkarmak ister miydiniz?

21 günlük, keyifli ve kolay beslenme danışmanlığım ile zararlı yeme-içme alışkanlıklarından özgürleşmek mümkün.

“Hücrelerini besle, kendini yenile”

Sevgilerimle,

Holistik Beslenme ve Sağlık Koçu – Intitute for Integrative Nutrition, New York

www.hilalakin.com – @hilal_the_coach 05333910828 – 02122147135

Windowist Tower, Eski Büyükdere Cad. No:26 Maslak, 34467 İstanbul

*Makale, yaşam kalitemizi arttırmaya yönelik olup tıbbi tedaviye yönelik değildir. Hamileler, emzirenler, ilaç kullananlar ve sağlık sorunları olanlar tıp doktoruna danışmalıdırlar.

Benzer Yazılar

Yorum Yapın