• 17 Ekim, 2018

Çiğ Beslenme

Çiğ besin diyetinde adından da anlaşılacağı gibi sadece çiğ meyve, sebze ve tahıl tüketiliyor. Yiyecekleri ısıtmanın besleyici maddeleri ve doğal enzimleri yok ettiği temeline dayanıyor. Hatta bazı çiğ beslenme destekçileri pişirmenin gıdaları zehirli hale getirdiğini, çiğ beslenme ile baş ağrıları ve alerjileri yenebileceğinizi, bağışıklığı ve hafızayı güçlendirebileceğinizi, artrit ve diyabetin etkilerini azaltabileceğinizi iddia ediyorlar.

Peki işe yarıyor mu? Meyve ve sebzeler sağlığınız için oldukça iyidir. Çiğ gıdalar daha az kalori, yağ ve sodyum ve daha fazla lif içerdiğinden, çiğ beslenme yöntemi ile büyük ihtimalle ilk başlarda kilo vereceksiniz. Besleyicilik açısından da faydaları olacaktır. Yüksek miktarda bitkisel gıda ile besleneceğinizden, vitamin, mineral, lif ve fitokimyasallar açısından zengin bir beslenme düzeniniz olacak. Çiğ besin diyeti uygulayanlarda daha düşük kolestrol ve trigliserit oranları olduğu biliniyor. Pişirmenin B ve C vitaminleri gibi suda çözünebilen vitaminleri öldürdüğü de bir gerçek.

Raw food olarak da bilinen çiğ besin diyeti, pişmemiş, işlenmemiş ve çoğunlukla organik gıdalarla beslenmeye dayalıdır. Çiğ meyveler, sebzeler, meyve ve sebze suları, kuruyemişler, kuru meyveler ve filizlenmiş tahıllar tüketilebilir. Bazıları pastörize edilmemiş süt ürünleri, çiğ yumurta, çiğ et ve balık gibi sağlık açısından potansiyel risk taşıyan gıdalar da tüketirler. Tamamen çiğ gıdaya dayalı bir beslenme yerine, çiğ gıdaların yanı sıra pişmiş domates ürünleri, kurubaklagil ve tahıllar, süt ürünleri, az yağlı kırmızı et, beyaz et veya balık tüketmek uzun vadede sağlık açısından daha güvenli olacaktır.

Tartışmalı bir yöntem olsa da, damak tadı, enerji ve sağlık yönünden faydaları açısından son zamanlarda oldukça tercih edilen bir beslenme yöntemidir. Tamamen çiğ beslenmeye geçmeseniz de, günlük yaşamınızda çiğ meyve sebze tüketiminizi arttırdıkça sağlığınıza iyi etki edeceği bir gerçek.  Çiğ gıda ile beslenmenin bazı faydaları:

– Zamanla damak tadınız değişecek. Şeker, tuz ve kafein isteğiniz giderek azalacak. Meyveler haricinde canınız tatlı istediğinde havuç ve taze kırmızı biber tüketebilirsiniz.

– Yemek hazırlama süreniz kısalacak. Salata, smoothie gibi yiyecek ve içecekler hazırlasanız da ocak veya fırında uzun süreler uğraşmayacaksınız.

– Mevsiminde ve yöresinden temin edeceğiniz doğal gıdalar sayesinde daha uygun fiyatlı bir beslenme yöntemi olacaktır. Taze ve gerçek ürünler alarak hem paranızı hem de sağlığınızı koruyacaksınız. Yöresinden gelen ve pişirilmemiş gıdaların karbon emisyon oranları daha düşük olacaktır.

– Fazla pişmiş, yanık ve bazı kimyalları içeren işlenmiş gıdaların kanserojen toksinlere neden olabildiği biliniyor.

Yemekleriniz soğuk veya ılık olabilir, ama 45 -50 dereceyi geçmemelidir. Blender, mutfak robotu, meyve kurutucuları kullanılarak yiyecekler çeşitlendirilebilir. Dışarda yemek oldukça zor olacaktır, bu yüzden her zaman hazırlıklı olmanız ve çantanızda yiyecek bulundurmanız tavsiye edilir.

Sadece çiğ gıdalar ile beslenmenin bazı dezavantajları da olacaktır. Yeterince B12 vitamini, protein, demir, kalsiyum gibi besleyici maddeleri aldığınıza emin olun. Çiğ besin diyeti yapanlar çoğunlukla hayvansal gıdalar tüketmediğinden, besin takviyesine ihtiyaç duyabilirler, mutlaka doktorunuza danışın ve gerekli kontrolleri yaptırın.

Pişirmek suda çözünebilen vitaminlere zarar verse de, beta karoten ve likopen gibi besleyici maddelerin etkisini güçlendirir. Aynı zamanda bakterileri de öldürür, bu sayede besin zehirlenmesinden kaçınmış olursunuz.

Çiğ gıda ile beslenmek  beslenmeye bağlı bazı hastalıklara neden olabileceğinden, yiyeceklerin oldukça iyi yıkanması gereklidir. Zehirlenme olasılığından dolayı hamile kadınlara, gelişim çağındaki çocuklara, ilerleyen yaşlarda, güçsüz bağışıklık sistemi olanlara ve böbrek hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olanlara tavsiye edilmez. Mutlaka doktorunuza veya beslenme uzmanınıza danışmalısınız.

 

Kaynaklar:

http://www.webmd.com/diet/raw-foods-diet

Benzer Yazılar

Yorum Yapın